-

Bazı sözler, sadece kelimeler değildir; derin anlamlar taşır. “Dünya mavidir, tıpkı portakallar gibi…” ifadesi, insanı düşünmeye sevk eder. Gerçeklik algımızın öznel doğası üzerine sorgulamalar yaparız. Belki de, herkesin renkleri farklı gördüğü bir dünyada, anlamlar farklılık gösterir ve her şey mümkündür. Hayat, keşfedilmeyi bekleyen gizemlerle doludur.
-

Gözlerimi kamaştırdım bir ay ışığına,Umutlarda boğuldum göremeden gerçeği.Sessizliğe gömüldüm incitmemek adına,En derine sakladım parçalı bir yüreği. Hayaller iliştirdim her birinin yanına,Yıldızlara uzandım, tutamadım birini.Gökyüzüne haykırdım, ışıkların ardına,En derine sakladım parçalı bir yüreği.
-

Piyano çalan bir tilki, absürt olmasıyla birlikte hayal gücünü ve olasılıkları sorgulatan bir simge olarak sunuluyor. Gerçek hayatta sıradanlık içinde gizli güzellikler keşfetme cesareti, alışkanlık ve önyargıları aşmayı gerektirir. Her an bir melodi gibi gizemler taşır. Belki de mucize, alışılmışın dışına bakmaktır.
-

Çiçek dalında güzeldir. Bu sözü çokça duymuş, söylemişizdir. Bir çiçek, kökleriyle sarıldığı toprakta, o toprağın ona sunduğu besinlerle, ışıkla, zorlu rüzgarlarla ve suyla var olur. Tüm ihtişamını, zarafetini, rengini ve kokusunu, var olduğu çevreden alır. Onu koparıp kendi bahçemize diktiğimizde, görünüşte aynı olsa bile, aslında o çiçeğin özünü kaybetmeye başladığını görürüz. Belki ona daha iyi…
-

İnsanların yuvalarından çıkıp akın akın yeşil yaşam alanlarımıza hücum ettiği, büyük olanların kendi aralarında fısır fısır konuşup bir şeyler yiyip içtiği; küçük olanların bağıra çağıra koşturarak birbirlerine yuvarlak bir nesne fırlattığı bir serin yaz akşamıydı. Genelde böylesi bir insan akını olduğu zaman ailem ve arkadaşlarım yeşil alandan uzaklaşıp çalıların olduğu ve insanların uğramadığı yerlere doğru…
-

Gecenin koynunda yitik bir yıldızım, karanlıkta kaybolmuş, Her parıltımda bir umut, fakat ışığımı sonsuzluk yutmuş. Haykırırım Rabbim’e! Benim yol gösteren pusulam nerede… Duymuyor beni kimse, çığlıklarım ruhumda yok olmuş. Aynalar bana yabancı, yansıttığı suret artık boş kabuk, Kendi gölgemle dans ederim, acaba ondan mıdır yorgunluk? Kızıyorum kendime! Ayağa kalkacak mecalim nerede… Yitik anılar rüzgarda savrulur,…
-

“Bak orada!” “Nehrin ötesindeki bembeyaz tüyleri olandan mı bahsediyorsun? ” Sincap “Evet…” dedi. Ciğerlerindeki tüm sıcak nefesi vererek içten bir şekilde cevaplamıştı tilkinin sorusunu. Kocaman olmuş gözlerini gösterdiği şeyden ayıramıyordu. Tilki tıslayıp arkasına döndü. Ağacın altına doğru yürümeye başlarken homurdandı “Boşuna kendini bu kadar kaptırma.” Tilkinin bu söylemi sincap üzerinde hayal kırıklığı oluşturmuştu. Dolu gözlerle…
-

İnsan bu hayatta en çok ne ister? Para, özgürlük, makam, şöhret, aşk… Kendime sordum bu soruyu. Aynanın karşısına geçtim ve sanki karşımda gördüğüm yansımam bir başkasıymış gibi, şu kısacık ömründe ne istiyorsun be’ adam dedim. Öyle ya… Gerçeğin aksine ortalama ömrün 70 yıl olduğunu sanıyor bilim adamları. Bu hesaplamayı yaparken günün çeyreğinden fazlasını götüren uykumdan,…
-

… “Daha önce birisine söz verdiğin oldu mu yani?” “Oldu tabii. Yaşadığım hayat boyunca, ufaklı büyüklü bir çok sözü bir çok kişiye verdim.” “Kaç tane verdin?” “Bilmem… Saymadım hiç.” “Sayamayacağın kadar çok mu? Mesela 100 tane mi?” “Hayır. Aslında sadece tutabileceğim sözler vermeye çalıştım ama hiç merak edip bunun sayısını tutmadım. 100 taneden çoktur büyük…
