Çiçek dalında güzeldir. Bu sözü çokça duymuş, söylemişizdir. Bir çiçek, kökleriyle sarıldığı toprakta, o toprağın ona sunduğu besinlerle, ışıkla, zorlu rüzgarlarla ve suyla var olur. Tüm ihtişamını, zarafetini, rengini ve kokusunu, var olduğu çevreden alır. Onu koparıp kendi bahçemize diktiğimizde, görünüşte aynı olsa bile, aslında o çiçeğin özünü kaybetmeye başladığını görürüz. Belki ona daha iyi bir ortam sunmak için bunu yaptığımızı düşünürüz ama çiçeği güzel yapan o zorluklarla birlikte meydana gelmesi olduğunu unuturuz. Zamanla ektiğimiz kendi toprağımızda solmaya başlar, belki kökleri tutunur ama bir yanını hep eksik hisseder. Çünkü onun doğduğu toprakla kurduğu bağ, sevgiyle kurulan bağ gibidir: derin, karmaşık ve tarifsiz.
İnsan da böyledir. Her insan, kendi toprağında, kendi geçmişinde ve kendi hikâyesinde bir anlam bulur. Onu koparıp yanımıza almak, sadece dışarıdan bakan gözler için güzeldir; ama derinde, iç dünyasında bir şeyler eksilir, bir şeyler kaybolur. Her ne kadar ona en saf sevgiyle yaklaşıyor olsak da, her ne kadar onun mutluluğunu istiyor olsak da, sevgi bazen tutup bırakabilmeyi gerektirir.
Sevgi, sahip olmak değildir. Sevgi, karşı tarafı değiştirmek ya da onun hayatını kendi isteklerimize göre şekillendirmek de değildir. Bir çiçeği sevdiğimizde, onun en güzel halini görmek isteriz, onu koklamak, ona dokunmak isteriz. Ama bunu yaparken onu dalından koparırsak, zamanla güzelliğini kaybettiğini fark ederiz. Tıpkı bir insanı hayatımıza çekip, ona kendi doğrularımızı, kendi isteklerimizi dayatmak gibi. Onu ne kadar sevdiğimizin, onu ne kadar önemsediğimizin bir önemi yoktur. Onu, olduğu gibi kabul etmek, onun kendi hayatını yaşamaya hakkı olduğunu bilmek, asıl sevginin en derin ve samimi halidir.
Ve belki de hayatın en acı, en zor tarafı budur: Sevdiğimiz birine, onun kendisi olmasına izin vermek. Çünkü bazen en büyük zararı biz veririz. Bu yüzden, onun yanında olmamamız gerektiğini, onun hayatına müdahale edemeyeceğimizi kabul etmemiz gerekir. Gerçek sevgi, özgür bırakabilmektir. Ve bu sevgi, belki de en saf, en derin ve en anlamlı olanıdır.
Yeniden gülümse… Uzaklarda da olsan senin gülüşün mucizelere gebe.

Bir Cevap Yazın